Selam, ben Munisshi!


Şu an bu satırları okuyorsanız, sanat dükkanımın 6. yılında hayalini kurduğum o web sitesindesiniz demektir. Benim hikayem, Antep’teki aile evimin odasında bir masada başladı. O günden beri hala aynı odada, aynı masada çalışmama rağmen çok şey değişti. Artık odam minik stüdyoya dönüştü.

Her şey o defter kenarlarındaki karalamalarla başladı...

Aslında hep bir şeyler çizerek rahatlayan bir çocuktum. Ama "çizim yaparak yaşamak" sanki uzak bir hayal gibi ilerliyordu, bu yüzden pek üzerine düşmüyordum. Üniversitede farklı bir bölümü keserken, ders notu tutmak yerine defterlerin her köşesini karalarken buldum. O anda; Ben tutmak için değil, çizmek için o masadaydım. O dönemlerde bana arkadaşlık eden animelerden çokça ilham alarak ilgimin elde edildiği, onlarca defter başarısı ve çizimimi Instagram'da paylaşmaya başladım. Böylece bugün dünyanın her yerinden insanlara ilham veren çizim hesabım Munisshi'nin ilk ilkeleri o zaman eklenmiş oldu.

 

Mezuniyete kadar süren bir iddia: Üniversite 3.sınıfın başlangıcında, geleceğe yönelik günlüklerde herkesin bildiği kaygılar beni de sardı. Kendime bir meydan okumaya başladım: " Eğer mezun olana kadar bu alışverişten başarılı olursan vazgeçeceksin." İşte o günden beri hiç durmadan çizdim, ürettim. Bugün bireysel tasarım sizlerle buluşturmuş ve birçok kişinin kendi yolunu çizmesine, çizime başlamasına ilham vermesine mutluluk paha biçilemez.


Nelerden besleniyorum?

Hayatımda bana iyi gelen ne varsa; Bir animenin renk paleti, bir karakterin duruşu veya her gün keyifle kullandığım o ajandalarım... Hepsi tasarımlarımın bir parçası. Ajanda tutmayı çok sevmeniz için son zamanlarda daha çok günlük hayatınıza dahil olacak, size ilham verecek şeyleri üretmeye odaklandım.

 

Kurbiş'in hikayesi ise çok tesadüfi

Kurbağalara özel bir ilgim yoktu aslında. Sadece mağazamı ilk açtığım o heyecanlı günlerde kendime bir büyük kurbağa taşıdım. öyle bir bağ kurdum ki, bir baktım Munisshi'nin maskotu oluşmuş. Artık tasarımlarımın olaylarına bakın, Kurbiş boyutu bir olmalı mutlaka göz kırpar.

 

Online mağazalarm dışında, sanat pazarlarında kurduğum stantlarda sizlerle yüz yüze tanışmayı da çok seviyorum. Şu anda en büyük ilgi odağımızla buluştuğumuz mektup kulübümüz. Türkiye'de farklı olmak, özellikle maddi açıdan, her zaman kolay değil. Desteğiniz sayesinde özgürce üretim yapmaya devam edebiliyorum ve karşılığında her ay posta kutunuza bir parça mutluluk gönderebiliyorum ♡ Eğer bu kalırsa onu ay posta kutusunda da ayırmak yerine aylık posta kulübüme de beklerim. 

Anlık her şey için de zaten Instagram'da, o minik stüdyomdan paylaşımlar yapmaya devam edeceğimi düşünüyorum.


Burada yaşadığınız ve yolculuğunuzu ortaklaştırdığınız için teşekkürler.